Kirfî kirfî gök… Nedir bu? Bir kıyâmet provası mı?
Ahirzamân makâmında Kıyâmet şarkıları besteledim sûrda Deyû.. Deyû.. Yılanı akrep soktu. Sen uyu…
Reel makâmı;
Yılan, yıl’an ol, tatlı söze kanma! Niyet seni öldürmektir…
Hangi kulak, hangi burun Başına ağır gelmiştir?
Bak, ve ‘bakım’dıkça yaşlan Ayna, sen bir Azrâil camısın!
Dünyâ hayâtı kandan… Kız, kanla kadın Kanlı doğan bebek Kanla temizlenen nâmûs Kanla yıkanan vat Cân dediğin de kan! Yâ, hayât kan lekeli..
Son pişmânlık; Lâşenin râşesinde yaşam belirtisi…
Dergâhta söze başlamaya Hangi harfe dokunduysam “ğ” oldu!
Beden, bir Azrâil gömüsü… Bir ölüm ölüsü…
Sen, yaşı, gözün mahsûlü mü sandın!
Dolunay plağını çal gecenin gramafonunda Levlâktan, felâktan sesler dağılsın Bir teheccüdün duâsında; Ahmed-i Mahmûd/ Muhammed Mustafa
Kadın makâmı;
Kadın ye’nildi Kadın yen’ildi Kadın yeni’ldi
Erkek kadını sever; Kadın kendindendir İnsan, kendini sever!
Hatun makâmında bir ilâhî Bey, bay bay
Kalbi, bir kavimden büyüktür İçine bebek sesi düşmeye gör Ciğeri, kalbinden de büyüktür kadının Her insan, öldükten sonra Bir annenin ayaklarının altına gömülmek Yine orada dirilmek ister…
Rast makâmı;
Yusuf-Züleyhâ âşkı mı? Târih’ül-âşk, yalan söylüyor!
Bu gün Şehit edilen 3 Ordu mensubu , 1 korucu için .. . Adana,İstanbul,Tokat,Tunceli ve Türm Türkiyemiz'in başı sağ olsun ! . . .[b]
KAHROLASI TERÖRİST ! . . .
Şimdi Ramazan ayı , Evrende islâm yaşamakta, Ya da soluk almakta, Bu güzelim havayı . . .
Ne güzel bir Dîn'dir bu! . . . İşte Kutsal Kitab'ı! Her harfi bin güzellik, Hurufat'ı bir derya! Anlayanı eğitir, Çağlardır, çağlar durur, Kaynağından iyilik. . .
Ama o Ne? . . . Sınır'da bir hareket!. . . Kahr'olası terörist! Dinden çıkmış o meret! Ne Subay dinler,ne Uzman, Ne Mehmet , ne Korucu. . . Her gün Şehit, Yaralı, Ülkem'de yas tutar şimdi, Ana, Baba maralı . . .
Be hey Dinsiz,İmansız! . . .[size=3][/size] Yetti artık yetti be! Dön artık dağlardaki; Pislik kokan inine ! . . .
Bu geceye de veda ettik, hoşça kal derken, söyleyemediğimiz sözler, yazamadığımız mektuplar, gitme kal, seni seviyorum, seni sevmek için sevdim, diyemeden veda ettik.
Yasaksa aşklar, bir sana, bir bana, Git... Hadi git...
Adını koyamadık renklerin. Denizler mi mavi? Gökyüzümü? Sen doğa yeşilini sevdin, Ben gözlerinin rengini. Farkında olamadık, İkimiz de yeşili sevdiğimizi.
Git... Hadi git...
Sil baştan yazılan mektuplar, yasaksa aşka, başka baharlara mı kaldı, Gülüm, Demir parmaklıklar ardında. Bir sen. Bir ben. Allah kahretsin, duvarlar ördük, yaşanmamış aşklara.
Git... Hadi git... Yasaksa aşklar, bir sana, bir bana, seni seviyorum, seni sevmek için sevdim, diyemedim sana,diyemedim,diyemedim.
Dün dedim orda kaldım. Yaaa dedim; R I N diyemedim (d ü n - y a) RIN ? Dün + Bugün + Yarın = ? Bin dokuz yüz kırk altı dan beri; Atmış beş yıl (sekizinci ayın sekizi) dahil. ? - ? - ? = Dün dedim orda kaldım. İki yüz yirmi günüm de bu seneden yaşadım. Bu gün şu anda (08.08.2011 saat 18.08) Üç yüz atmış beş çarpı atmış beş, yuvarlak hesap. (Yirmi üç bin yedi yüz yirmi beş) artı. İki bin on bir senesinden, iki yüz yirmi gün. ? - ? - ? = Dün dedim orda kaldım. Sekizinci ayın sekizi. Ramazan’ım sekiz. (Yirmi üç bin dokuz yüz kırk beş gün) Doğdu gözlerimde battı yüreğimde. Çarpı yirmi dört saat ve benim ömrüm… Doğdum oldum ve ö…. ? ? - ? - ? = Dün dedim orda kaldım, Dünü yaşadım dolu dolu. Bugün saatım on sekiz sıfır sekiz. Yarına çıkmaya elimde senedim yok ki ! Ömrümün gününü çarptım yirmi dört saatimle. (Beş yüz yetmiş dört bin altı yüz seksen) saatımı yedim… ? - ? - ? = Dün dedim orda kaldım. Daha kaç yılım kaç ayım kaç günüm Kaç nefesim kaldı bilmem Amma ben hazırım! Dün dedin orda kaldın eyyy Congeri 08.08.2011 saat 18.08 senin emrini bekliyorom…Yarabbb. ? - ? - ? = Ömer Çetinkaya Congeri
Günün mutlu olsun ayın mutlu olsun yılın mutlu olsun ömrün mutlu olsun BIRAKTIĞIN izin mutlu olsun can dostum benden bayram hedayesi olsun congeri
Çanakkalem,bağrında yatar 250 bin kahraman, Onlar ki hepsi birbirinden yaman, Senin için gözlerini bir saniye kırpmayan, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Seyit onbaşım kaldırdı 250 kilo mermiyi, O mermi ki batırdı dünya devini, İzin vermedi kırdı namahrem elini, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Kulaklarımda o hücum sesleri inliyor, Mustafa Kemal Paşam ölmeyi emrediyor, Herkes düşünmeden canını veriyor, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Kınalı kuzular şehit oluyor her tarafta, Anaları feda etmiş onları vatan yoluna, Bir canları daha olsa verirler senin uğruna, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Ezanları kahkalarıyla dindiremediler, Seni kanlı,vahşi elleriyle kirletemediler, Göklerde yüzen şanlı bayrağımı indiremediler, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Çanakkalem,bağrında yatar 250 bin kahraman, Onlar ki hepsi birbirinden yaman, Senin için gözlerini bir saniye kırpmayan, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Seyit onbaşım kaldırdı 250 kilo mermiyi, O mermi ki batırdı dünya devini, İzin vermedi kırdı namahrem elini, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Kulaklarımda o hücum sesleri inliyor, Mustafa Kemal Paşam ölmeyi emrediyor, Herkes düşünmeden canını veriyor, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Kınalı kuzular şehit oluyor her tarafta, Anaları feda etmiş onları vatan yoluna, Bir canları daha olsa verirler senin uğruna, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Ezanları kahkalarıyla dindiremediler, Seni kanlı,vahşi elleriyle kirletemediler, Göklerde yüzen şanlı bayrağımı indiremediler, Sen Türkünsün,benimsin Çanakkalem.
Bilirim kimse görmez, gözlerimle dudaklarım arasındaki geometrik çizgiyi. Biraz ıslak biraz tuzlu biraz sen hiç ben
Elini bir kez tutamadım ya, aşıkların sevişmesi de veresiyedir şimdi. Veresiye her şey alasıya..
Dudaklarınla alakalı inanılmaz betimlemeler yapabilirim. Ama sadece git de.
Kaldıkça süblimleşiyor umutlar. Eğil kulağıma fısılda; eski aşkların hepsi seni unuttular!
Boğazımda iki cm. yırtık var. Aldığım bilinçsiz alkolün kusma sayıları. Dün akşam dilime bir şarkı dolandı. 'kafam hafif dumanlı'
Karşıma çıkan ilk adamı tutucam yakasından. Diyeceğim ki, dinle lan dinle. Hiç kimse inanmadı, bari sen inan sevdiğime.
İnanır mısın? Aramızdaki mesafe; küçük bir kız çocuğunun annesinin ismini okuğu mezar taşı kadar yakın. Yetimhaden mezun olmuş bir çocuğu bakışı kadar karamsar.
Yalvarırım git de. Zaten, ben senden gidemedikçe bendeki seni hiçbiri yapmanın mantığı ne?
Sen de gitme, gidersen kime gülümserim ben Kimi severim, Sevemem ki.. Uyurken kimin üstünü örterim, kim üstümü örter, saçlarımı kim okşar Sen de gitme, gidersen hayal kuramam, Gidersen ölmem ama yaşayamam da Birey olamam mesela, Yarım kalırım.. Sen de gitme, bir farkın olsun istiyorum, Gidersen çiçek alamam mesela, alsam da kimseye koklatamam ki.. Kimin gözlerine bakarım, kimin gözlerinde kaybolurum, Olamam ki.. Sen de gitme, gidersen yüreğimi kimin avuçlarına bırakırım usulca. Bırakamam ki.. Gidersen kiminle gülerim, kiminle kahkaha atarım sence, Atamam ki.. Sen de gitme, gidersen kimin için, ne için yazarım, Yazamam ki.. Tek kişilik tiyatro kadrosu olurum mesela, Gidersen anlamı olmaz ki o perdenin. Sen de gitme, gidersen kimin tenine dokunurum sanıyorsun, Dokunamam ki.. Kimin nefes alışını hissederim benliğimde, Hissedemem ki.. Gidersen kime şarkı söylerim, kime ağıt yakarım, Yapamam ki.. Sen de gitme, gidersen kime "AŞK" olurum, Olamam ki.. E o zaman sen de gitme..
Eserden müfessire,gittim. Her esere, başka bukdum. Her zerrede, kürre güttüm. Her nesnede, O(cc) nu buldum. *?* Senin varlığına şahit, Her nefesim, büyük öğüt. Gözüm yaşlı, mektup kağıt. Sen adresli, pulu buldum. *?* Ağlamam ve gülmem hayret. Yoktan var'a gelmem hayret: Kendim neysem, bimem hayret. Bizden sana, yolu buldum. *?* Hervarlığın, dilin bilmen. Uyarınca, erzak salman. Herlisandan, mana alman. Türlü hâlden, hâli buldum. *?* Gözsüzlerin, gözü sensin. Sözsüzlerin, sözü sensin. En yalnızın, biz'i sensin. Her çevremi, dolu buldum. *?* Congeri senden, bir eser. Senden içer, sendende yer. Lâilahe illallah der. Sana mutii kulu buldum... *?* Ömer Çetinkaya Congeri 01.08.2011
PAŞAELİ ÇOCUKLARI “ Irak, Filistin, Yemen Cephesi‘ nde 320 ŞEHÎD‘ E. . . . “ Sadece Edirne‘ li “
Edirne Selimiye, Meriç boyları nere, Kumların tutuştuğu o kızıl Çöller nere? . . . “ Gücüne gitmez mi ? “ de, bana şimdi Türkoğlu! Tutuklu iki Ata ayaklar yara bere! . . .
İsmail, İzzet, Kadri. . . Türk‘ ün gönlümde yeri, Arkadan bıçaklanmış, Bayrak tutar elleri. . . Hey! . . . Çöl Bedevîsi! Hançerlediğin bu er, Peygamberler Katı‘ nda, Nebî‘ ye kadar gider. . .
Kendine gel Müslüman! . .. Çarpacak seni Kur‘ an , Fahrettin Paşa sizi değil miydi kurtaran? . . . “ Kara altın “ gidince bir gün Yaban Eli‘ ne, Şehîtler arkasından sen olursun yalvaran! . . .
EDİRNE YİĞİTLERİ “ Galiçya ve Romanya ‘ da 370 Şehîd ‘ e . . .”
Cephe ‘ nin yorumunu , Ozan yapamaz asla , Galiçya ‘ daki Şehîd ! . . . Başını bağrıma yasla ! . .. Türk ‘ ü Türk ‘ e vurdurdu , Yaban ‘ ın Komutanı , Ağla gözlerim ağla ! . . . Galiçya ‘ da bin anı . . .
Abdurrahman , Abdullah ; Hücumda Allah ! Allah !. . . Baba sessiz , Ana ‘ nın yüreğinde onca ah . . . Bekir , Ethem ve Hakkı , tuttular bunca Hattı , Bu Şehîtler üstünde , nice Güneşler battı . . .
Halil , İdris ve İshak , Onlarındır Yüce Hak , Ey Ata ‘ nın Torunu ! . . . Sana düşmez ağlamak , Düşman denen illeti , Yurda göz dikenleri , Yüzüne bak anlarsın . . . Zor olmasa tanımak . . .
Sesimizi duy bizim , hey Galiçya , Galiçya ! . . . Uğrunda Şehîd oldu , nice Musa ve Yahya . Kâfi Komutan emri , nereye olsa gider , Türk Oğlu yardım sever , sana bir kez dedim ya ! . . .
Hey gidi Mehmet Akif ! . . . Hey gidi Ustalar hey ! . . . Vasf ‘ ettiğin Toprak ‘ ta , inlemekte şimdi ney . Gönüllü bir bombacı , henüz onaltısında , Bıyığı terlememiş , korku yok kafasında .
Cehennem gemileri , denizaltı , muhripler , İki tümeni Anzak , bir Hint tugayı asker , Erenköy ‘ de Nusrat ‘ ın , tuzağına düştüler , Ölüm kusan o devler , yittiler birer birer . . .
Süleyman , Salih , Şaban , savaştılar durmadan , Haçlı ‘ daki kuş sütü , o Zümrüd’ü Anka’dan , Mehmet ‘ e sabır - koruk , helva olmuş Tanrı ‘ dan , Yetmiş Ona Besmele , elinde Kutsal Kur ‘ an . . .
Şehîd olmuş O Yer ‘ de , umut var gözlerinde , Onu vuran düşmanlar , Boğaz ‘ ın derininde , Sordum ; Atam ne gördün ? . . . Dedi Mustafa Kemal ; “ Onun gözbebeğinde , yanıyor tüm Edirne . . . “
Rabbim ! . Çanakkale ‘ de ; sekiz yüz elli Şehît , Sadece Edirne ‘ den . . . Yâsinler ‘ i Sen işit. Hasan, Hüseyin,Ali ; İbrahim ,Ahmet ,Mehmet , İnan orda döğüşmüş , bu güzelim memleket ! . .
Saros’da Onlar vardı , Mecidiye ‘ de Onlar , Orada Şehîd oldu ; Adem , Arif , Bayramlar . Seddu’lbahir ‘ de Bekir , Kilitbahir ‘ de Emin , Demedi karnım aç , altımda toprak serin . . .
Her top gürlemesinde , sarsıldı Truvalı , Helen ‘ i ister gibi , saldırdı Spartalı . Dardanos ‘ ta Tümülüs , sanki dümdüz edildi , Olanlar Nusrat ‘ ımın , umurunda değildi . . .
Onca Haçlı Ordusu , geçemedi Boğaz ‘ ı , Gaydaların feryadı , susturamadı sazı . O İstanbul rü’yası , mıhlanmış sanki usu , Ama Çariçe ‘ nin , gitti gider namusu . . .
Dedesi Çanakkale – Balkan Gazisi olan, Ve yüce duygularla dizeler yazan adam! . . . Şehitler‘ e şiirler, Gaziler‘ e övgüler, Atalar‘ a hürmetler, sana kısmet be Ozan! . . .
Atalar anısına, yaz be Yanık Ozan yaz! . . . On Cephe‘ yi onurla, us ve kaleminle gez. Bir gün Yemen çölleri, bir gün Kafkas yelleri, Ya da Balkan rüzgârı sana olsun Kutsal saz . . .
Irak ile Filistin, O Kanal Savaşları, Günler süren bir açlık, sabır olmuş aşları. . . Ele bakanlar hain, Yüce Allah Tek Yâri, Uzaktan görünürken, Kemal‘ in Orduları. . .