| |
Dış kapının sertçe kapandığını duydu.
Vakit onun dönüş vaktiydi.
Ocağın altını kısarak,
Aceleyle ellerini kuruladı.
Hızla daire kapısının yanına geldi.
Yüreği küt, küt atıyordu.
Ayak sesleri ağır, ağır yaklaşmaya başladı.
Birinci kat.
On saniye.
İkinci kat.
On beş saniye
Şimdi merdivenleri döndü.
Sahanlık.
Üçüncü kat.
Kapının önünde. Zili çalacak.
Gözlerini kapattı nefesini tuttu.
Bekledi.
Zili çalacak ya da kapıyı tıklatacak.
Ben geldim aç kapıyı NEFİSE diyecek.
Sonu gelmeyen bekleyiş.
Dudaklarından dökülen dualar,
Allah’ım sen büyüksün.
Ayak sesleri geldiği gibi yavaş, yavaş,
Uzaklaşırken kapıya yaslandı.
Ayakları gövdesini taşıyamıyordu.
Dizlerinin üzerine çöktü.
Gözlerinden akan yaşların,
Muson yağmurlarından farkı yoktu.
Bu kapıdan çıkıp gideli,
Tam on yıl oldu.
Seneleri durdurmaya gücü,
Yetmemişti saçlarına,
Ak düşmesi gibi.
Ve bir gün döneceğine bütün,
Kalbiyle inanıyordu.
Bilirdi bilmesine Nefise kadın.
Balıkçı Hasan'ın bir daha dönmeyeceğini.
Bilir ikinci sevgilisi denizle kucak kucağa,
Bilirde bilmezlikten gelir.
Belki de kocası balıkçı HASAN
Karadeniz’in soğuk sularında,
Daha mutluydu ki dönmemişti geri.
Kadınlığını da bırakmıştı NEFİSE kadın
On yıl önce. Kocasının gittiği gece.
03-10-2006-SALI/ Haznedar/ Tuğrul Ahmet Pekel |
|