|
|

 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Delikanlı kesimi |
|
 |
 |
 |
 |
| |
"Bir,yangın gibidir".
Kalplerde,tutuşur.
Kıvılcımlar,yanar durur.
Delikanlıdır bu kesimi.
"Efsanedir,delikanlı".
Yürektir,delikanlı.
Ateştir,delikanlı.
Soğuktur,delikanlı.
"Hep,aynı damarları taşır".
Uzağa,menzil taşır.
Yüreği,yumuşaktır.
Delikanlıdır bu kesimi.
"Ortalık,yangın yerine döner".
Sorarlarsa,ben der.
Cürüm,gibi külü kalır.
Delikanlıdır bu kesimi.
"Kahpelik,düzenbazlık nedir bilmez".
Yürekleri,mangal gibidir.
Ateşleri,silah gibidir.
Delikanlıdır bu kesimi.
"Küllerini,kimse söndüremez".
Yangın,itfaiye bitiremez.
Su,yetmez.
Delikanlıdır bu kesimi.
"Yanar,döner bilmez".
Yalancılık,sökmez.
Ekmeğine,ihanet etmez.
Delikanlıdır bu kesimi.
"Kime,sorulacak olursa delikanlıyım der".
Mangalda,kül bırakmaz.
Ama,sıkışınca laf kalmaz.
Delikanlıyı,soracak olursan hep ben diyenler çıkacak.
Ama,delikanlı bildiğim kadarıyla insanın içerisinde olacak.
|
|
 |
 |
 |
| |
|
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Kalleşlik |
|
 |
 |
 |
 |
| |
"Dönüp,satanlar"
En,ağır yerinden vuranlar.
İdam,hükmünü giydirenler.
Kalleş tuzağı.
"Saltanatı,yok sayanlar".
Hilafeti,bozanlar.
Vurguncuyu,vurgun yapanlar.
Kalleş tuzağı.
"Ekmeğine,göz dikenler".
Namusuna,karışanlar.
Yat,deyip yerlere serenler.
Kalk,deyip dövenler.
Kalleş tuzağı.
"Bir'e, bin katanlar".
Sahtekarlığı,meslek edinenler.
İnfazlığı,teslimeyeti tüketenler.
Kalleş tuzağı.
"Haram,lokma yiyenler".
Gözü,doymamış olanlar.
Memleketi,batıranlar.
Kalleş tuzağı.
"Yetim'in,parasını yiyenler".
Sonra,hor görenler.
Lokmayı,sırtından vuranlar.
Kalleş tuzağı.
"Ülkeyi,yasa deyip soyanlar".
Cebine,milyarlar koyanlar.
Ülkeyi,satanlar.
Kalleş tuzağı.
"Ulu,İslam bağrında".
Kuran-ı,dışlayanlar.
Kitap-ı,satanlar.
Kalleş tuzağı.
|
|
 |
 |
 |
| |
|
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Mapus Hayatı |
|
 |
 |
 |
 |
| |
"Sürgün,geçer".
Her yıl,her mevsim.
Mahpustur,bu gelip geçer.
Şarkılar,yazılır oralarda.
"Hep,ağalık devrandır mapusta".
Ama,bir de has delikanlılar vardır.
Ağalar,hep hüküm sürer.
Garipler,ezilerek yaşar.
"Ölen,gamdan kederden ölür"
Yaşayan dertli yaşar,dertli ölür.
Her,gün sigara dumanı yakılır.
Ve,dertleriyle uğraşırlar.
"Mahpus,dedik ya".
Hayatları,sürgündür.
Bazıları idamlık,bazıları sürgündür.
Bazıları ise,hayattan bıkmış insanlardır.
"Garibide vardır,Fukarasıda".
Horgörülenide vardır,ezilenide.
Dolandırıcısıda vardır,hırsızıda.
Mahpustur,bu sürgün hayatı altı üstü gelip geçicidir.
"Sürgün geçer,hep hayatları".
Ağlamaktan,gözleri dolmuştur onların
Hep hasret çekerler,hep beklerler.
Kuşlar,gibi uçamazlar çünkü onların demir parmaklıkları vardır ordan ayrılamazlar.
"Hep, dertli şarkılar çalınır".
Dertli,türküler söylenir.
Yine,gözler dolar.
Yine,gözler yaşlanır.
Hasret,bu nasıl ağlayamazsın.
"Geçmez,onların günlerin bir asır gibi sürer".
Ya idamlık vurulmuş,ya sürgün olunmuş.
Dert,çile,gam hep üstlerindedir.
"Gözlerde,o bekleyiş".
Yüzlerde,o tebessüm.
Tespihler çekilir,susulur.
Ve,yine akşam olur.
Ve,yine sabah olur.
Ama,geçmez hayat sürgünde dört duvar arasında geçmez.
|
|
 |
 |
 |
| |
|
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Şehit Kanı |
|
 |
 |
 |
 |
| |
"Şehit,kanıyla akmış bu nehirler".
Nemleriyle,bulanmış kara göller.
Sesleriyle dağı,taşı inleten yerler.
Şehidimin kanıyla,şehidin kanıyla sulanmış.
"Bir,ırmak gibi olmuş kanları".
Dökülmüş,boşaldıkça boşalırcasına sırtları.
Dere,olmuş çağlamış koyları.
Düşman,şehidime acımamış.
"Kanları,aktı bu cennet vatana".
Bacakları,kafaları koptu bu cennet toprağa.
Gerekirse,ölümü göze alarak korkmadılar.
Hep savaştılar,ama pes etmediler.
"Bir,efsanedir bu vatan toprağı".
Atalarımızdan,kalan bayrağı.
Taşımışız,sancağı.
Şehit,kanıyla sulanmış şu yataklarda.
"Bir değil,bin can feda bu vatana".
On değil,yüz can feda bu vatana.
Dökülen,kanlar helaldir bu vatana.
Şehit,kanı helaldir bu vatana.
"Düşmandan,korkmadık".
Hep,savaştık.
Yıkılmadık,yorulmadık.
Yıkılmamaya da devam etmekteyiz.
"Bir değil,bin kan verdik".
Yüz değil,yüz bin kan verdik.
Kanımız,doymadı.
Bu,vatana yalnız bu vatana.
"Bayraktan,almışız kanımızı".
Kanımız,kanımızın son damlamızı.
Vermiş olsak da kahpe kurşuna canımızı.
Savaşmışız,ölümüne siperine.
"Dar,etmişiz gerekirse düşmanı".
Bucak bucak her yanı.
Bayrağımızı,sancağı.
Şehidimin,yatan kanı.
"Helaldir,kanımız sonuna kadar".
Taşırız,ölümüne kadar.
Korksak da, korku nedir bilmeyiz.
Gerekirse canımız bu vatana feda.
|
|
 |
 |
 |
| |
|
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
SABRET |
|
 |
 |
 |
 |
| |
"Sabret,elbet doğacak bir güneşin olacak".
Sabret,karanlıklar susacak.
Aydınlık,günler olacak.
Aydınlığa,koşar olacağız ileri adımlarla.
"Sabret,elbet güzel günler yarınlarda doğacak".
Hak,hak olan sana koşacak.
Haksızlık,ortadan kalkacak.
Herşey,zincire vurulacak.
"Sabret,miden tok karnın tok olacak".
Sabrettiğin,günler ihsan olacak.
Umut,hep var olacak.
Işıklar,sönmeyecek hep yanacak.
"Sabret,yıldızlar sönüp kaymayacak".
Alaca,güneşim bozulmayacak.
Ömür,durmayacak.
Sabretmek,var olacak.
"Sabret,doğacak bir güneşin".
Akacak,bir ömrün.
Bulamayacağın,bir geçmişin kaybolacak ama,
Sabır,her zaman olacak.
"Sabret,yarınlar".
Dünler ve bugünler.
Geçmişler ve gelecekler.
Akıp,bozulmuş bir kaynak olacak.
"Sabret,eski mazi hatıra olacak".
Eski,resimler hayel olacak.
Eski,günler düşünce olacak.
Hayat,yaşantı olmayacak.
"Sabret,dün dünde kalacak".
Bugün ise bugünde.
Yarın ise yarında.
Seneleri,bir bakıp tutamayacağız.
"Sabret,su duracak".
Hayat,bitecek.
Mevsimler,akacak.
Ve,ömür tükenecek.
Ama,hiç kaybolmamacasına
Sabret.
|
|
 |
 |
 |
| |
|
|
 |
|
 |
|